Sosyal Medya

Blogger blogunuzda yazar yorumlarını farklı bir şekilde belirtmek için temiz ve herhangi başka bir eklentiye gerek kalmadan tamamiyle JS kütüphanesinden yararlandığım bir eklenti ile bu işlemi kısa sürede halledebiliriz. Kod sayesinde yazar yorumlarımızı çerçeve içine alıyoruz ve  ismimizin yanınada ufakta bir yazar ikonu ekleniyor, ayırca blogumuzun açılış hızına herhangi bir olumsuz etkiside bulunmamakta.
Aşağıda bulunan JS kodunu şablonumuza girip CTRL+F yardımı ile </body> kodunun üzerine ekleyip kayıt edebiliriz.
JS kütüphanesinden yararlandığımız için başka herhangi bir kod girmemize gerek yok. Kırmızı ile işaretlediğim alanı ise kendi blogger profilinize göre düzenlemelisiniz, hepsi bu kadar, görüşmek üzere.
<script type='text/javascript'>
//<![CDATA[
var bloggAdmin= [
  "https://www.blogger.com/profile/xxxxxxx"
];
$.each(bloggAdmin, function(i) {
  $('a[href="' + bloggAdmin[i] + '"]').closest('.comment-block').css('border', '1px solid #f2132d');
$('a[href="' + bloggAdmin[i] + '"]').after( "<span class='icon user blog-author'></span>" );
});
//]]>
</script>

Blogger'da Yazar Yorumlarını Farklı Gösterme

Tarih:
Uzun süredir Macbook kullanan veya kullanmak isteyen arkadaşlara tavsiyelerimi yazmak istiyordum bu yazımda sizlerle ikinci el macbook alırken nelere dikkat etmemiz gerekli, almak istediğimiz bilgisayarın hangi bölümlerine bakmalıyız hangi özellikleri test edip çalışıp/çalışmadığını kontrol etmeliyiz bunlar hakkında bilgiler vereceğim. Bir önceki yazımda zaten sizlere 1 yıldır Macbook Pro bilgisayar kullandığımı ve yeni başlayanlar için tavsiyelerimi yazmıştım ve bilgisayarıda bende ikinci el olarak temin ettim malum dolar bir hayli yüksek bu sebepten ötürü gönül isterdiki sıfır almak ama ikinci el çok güzel bir bilgisayar denk getirdiğim için doğru bir tercih yaptığımın kanaatindeyim. :)

Şimdi gelelim ikinci el Macbook alırken nerelere dikkat edeceğimize:

Kozmetik olarak inceleyin;

Bilgisayarın altına üstüne sağına soluna yani kısacası aluminyum olan bütün heryerine dikkatle bakalım herhangi bir düşürme izi, vuruk izi veya çatlak kırık gibi olumsuz yönleri var mı incelememizde fayda var.

Yüzeysel donanımlarını kontrol edin;

Almak istediğimiz Macbook bilgisayarımızın özellikle İzleme Dörtgeni (Trackpad)'ni inceleyim İzleme dörtgeni üzerinde fonksiyonları çalışıyor mu hepsini teker teker inceleyelim. Klavye üzerinde ilgili tuşların görevlerini yerine getiriyor mu mutlaka hepsini tek tek test edelim ve herhangi bir yıpranma belirtisi olup olmadığınada bakmakta fayda var. Klavye ışığının yanıp yanmadığını mutlaka kontrol etmenizi tavsiye ederim çünkü bir sıvı temasında bu ışığın zarar görme olasılığı çok yüksek eğer çalışmıyor ise cihaz muhtemelen bir sıvı teması yaşamış olabilir.

Giriş - Çıkış portlarını kontrol edin;

Bilgisayarımızın bütün portlarının görevlerini tam olarak yerine getiriyor mu bunu kontrol edelim. Örn: Wifi, Bluetooth vb.

Depolama alanını kontrol edin;

Zaten hali hazırda en düşük boyut olarak 128GB SSD depolama ile geliyor ve depolama alanında mutlaka hata araması yapmalıyız bu aramayı şu yolu izleyerek yapabilirsiniz;
Spotlight Araması > Disk İzlencesi > İlk Yardım > Çalıştır

Ekranı kontrol edin;

Mümkünse parlaklığı sonuna kadar getirip ekranda ölü pixel, ışık sızması veya çatlak, ezik gibi kusurlar var mı öğrenmeliyiz.

Donanım Testi Yapın;

Bilgisayarımızı yeniden başlat düğmesine bastıktan sonra ''D'' tuşuna basalım ve Donanım Test Ediliyor yazısını görünceye kadar basmaya devam edelim ve karşımıza ilgili ekran geldiğinde tuşu bırakabiliriz. Bu test sayesinde bilgisayarımız yaklaşık 3-4 dakikalık donanım testine girecek ve bilgisayar hakkında herhangi bir çalışmayan veya görevini yerine eksik getiren bir birim var ise bize bilgi verecektir. Bu testi yapar iken mutlaka bilgisayarımız şarja takılı vaziyette olsun.

Pil Sağlığını Kontrol Edin;

Sağ üst Apple logosuna tıklayalım ardından Bu Mac Hakkında > Sistem Raporu > Güç sayfasına gelelim ve bilgisayarımızın ne kadar pil ömrü kaldığına ve pilimizin toplam kaç kere doldur boşalt yapıldığına bakalım ve bu bilgiye kendim kullanıyor olduğum coconutBattery uygulaması ilede daha detaylı bir şekilde erişim sağlayabilirsiniz.
Örn: Ben 1 yılda yaklaşık 90 pil devir sayısına ulaştım yoğun kullandığım söylenemez ama ortalama bir değer olarak yıllık 100-120 arası devir sayısı ideal rakamlardır. Apple piller için 1000 devir sayısına kadar %80'nini koruyacağını garanti ediyor lakin almak istediğimiz bilgisayar +1000 devirde ise ve pil sağlığı %80'nin altındaysa ekstra olarak pil masrafı çıkaracağınıda göz önünde bulunduralım. Macbook pilleri gömülü olarak geldiği için değiştirmek için mutlaka yetkili serviste işlem yaptırmalıyız diğer yetkisiz müdahaleleri yapmayın/yaptırmayın sonuçları üzücü olabilir.

Seri Numarasını Kontrol Edin;

Sağ üstten Apple logosuna tıklayalım ve Bu Mac Hakkında kısmına gelelim ve ilgili sayfadan seri numarasını kopyalayarak Apple Servis ve Destek Kapsamı sayfasından seri numarasını kontrol edip bilgisayarımız ile eşleşiyor mu herhangi bir farklı durum var mı kontrol edelim cihazda garanti var ise bunuda bu sayfadan görüntüleyebiliriz.

Şarj Aletini Kontrol Edin;

Macbook şarj aleti fiyatları oldukça yüksek mümkünse şarj aletinin orjinal olup olmadığına, herhangi bir kopuk veya tamir edilmeye çalışılmış bir kısmı var mı dikkat etmemizde fayda var.

Mac
Genel olarak Macbook bilgisayarlar uzun ömürlü bilgisayarlardır arkadaşlar. Herhangi bir sorunu olmadığı sürece sizi yarı yolda kesinlikle bırakmazlar. Genelde Macbook kullanıcıları cihazlarını satmadan önce sıfırlama yapalar fakat yapmamışlar ise mutlaka satıcıya ait iCloud, Bilgisayar Şifresi gibi bölümlerden çıkış yapın ve cihazı sıfırlayın ve temiz bir kurulumla kendinize ait bilgileri girip bilgisayarını kullanmaya başlayın. Macbook zevkli bir bilgisayardır, ben bile neden daha önce geçmemişim dedim kendime alacaklara tavsiye ediyorum uygun fiyatlı ve herhangi bir sorunu olmayan cihazları mutlaka değerlendirsinler. Sorularınızı yorum formundan iletebilirsiniz, görüşmek üzere.

İkinci El Macbook Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tarih:
Kullanıyor olduğumuz hali hazırda olan Google+ bağlantılı Blogger profillerimiz, Google+ platformunun gereken ilgiyi görememesi ve bir takım gizlilik sorunları nedeniyle kapanıyor.
Bende bu durumu Google+ profilime girdiğimde bana verdiği ''Google+ hesabınız 2 Nisan 2019'da kullanıma kapatılacaktır.'' mesajıyla öğrendim. Öncesinde ise hali hazırda Blogger'da bulunan Google+ widget'lerini zaten kaldırmıştı. Şimdi ise Google+ hesaplarımız komple kapanıyor ve erişim sağlanamayacak.

Google+ kapanacağı için hala aktif olan Blogger profillerimizi Google+ hesabımızdan çıkarıp normal Blogger profillerine dönüştürmeliyizki Google+ kapandıktan sonra profil adreslerimiz hata kodu almasın ve profillerimizi ziyaret etmek isteyen ziyaretçilerimizi bir sürpriz karşılamasın.

Profilimizi Blogger'a dönüştürmek için şu yolu izlemeliyiz;

Blog Paneli > Ayarlar > Kullanıcı ayarları > Kullanıcı Profili > Blogger

Blogger
Blogger seçimimizi yaptıktan Blogger profilimizi ziyaret etmek isteyen kullanıcıların bilgilenmesi için profil adımızı belirlemeliyiz, ardından sayfayı yenileyip tekrar aynı sayfaya gelerek Blogger profilimizi düzenleye tıklayalım ilgili alanları doldurarak işlemimizi tamamlayalım.
Blogger
Tüm yapmamız gerekenler bu kadar arkadaşlar. Çok geçmeden bu profil değişikliğini yapmanız gerekli, yapmadığınız taktirde Blogger profiliniz anonim biçiminde görüntüleneceğini söyleyebilirim, son gün 2 Nisan 2019.

Blogger Yazar Profilini Güncelleme Zamanı

Tarih:
Merhaba arkadaşlar, bugünkü yazımda sizlere Macbook ve macOS hakkında izlenimlerimi ve kullandığım süre zarfında karşılaştıklarımı anlatacağım.

Yaklaşık 1 yıldır Macbok Pro Retina 2015 modelini kullanıyor ve blog yazılarımı Macbook bilgisayarım aracılığıyla ulaştırıyorum. Yaklaşık 12 yıl Windows işletim sistemli bilgisayar kullanmamdan ötürü ilk başlarda macOS işletim sistemine ayak uydurmam biraz zaman aldı diyebilirim ama öyle uzun bir süre değil kısa sürede komutlara alışabiliyorsunuz ve sonrasında tadından yenmez bir hal alıyor. Benim bilgisayarı kullanım alma amacım tamamen keyfi ve macOS işletim sistemini kullanmak istememdi ve sonrasında gerçekten çok doğru bir karar aldığımı farkettim ve Windows işletim sistemine göre macOS'un kullanımı daha rahat geldi ve retina ekran olması benim göz zevkime uygun olduğu için seçmemde büyük röl oynadı diyebilirim.
Mac
İlk günlerde işletim sistemi farklı olduğu için kısayol komutlarını öğrenmek biraz zaman alıyor benim en çok zorlandığım ALT+F4 komutu oldu Windows'tan alışılmış bir programı kapatma komutudur hepimiz biliyoruz macOS'ta bu komut yerini Command+Q tuşlarına bırakmış bulunuyor ve buna alışmam biraz zaman aldı ama alıştım, zaten bütün komutlar üst barda görünüyor ve macOS ta bütün programların üst barda ilgili menüleri ve kısayol komutları çıkıyor ve bu menüler üzerinden programın ayarlarına erişebiliyorsunuz. Klavyesi kullanımı rahat ve gayet güzel. Ayarlanabilir arka ışıklandırması sayesinde benim gibi gece yazı yazanlar için kolaylık sağlıyor. 6559 mAh değerine sahip fakat istediğinde tak çıkar tarzında olmayan bir pilden gücünü alıyor ve yaklaşık 10 saate yakın ekran süresi alıyorum ve şarja takmadan uzun süre kullanabiliyorum ve cihazın en güzel tarafı şu an bu yazıyı yazarken bile sadece tuşlara basma sesi alıyorum ve bilgisayarı kullanıyor olduğum 1 yıl içerisinde daha bir sefer fan sesi gibi rahatsız edici bir ses duymadım inanılmaz sessiz çalışıyor ve alüminyum alaşımlı kasası olduğu için bilgisayar fazla ısınmıyor ve ellerinize sıcaklık gelmiyor.

Hoparlör kısmında ise 2 adet hoparlörü bulunuyor ve gayet tatmin edici bir ses çıkarıyorlar ben çok memnunum. Retina ekran dedik buna da değinmeden geçmeyeyim, normal bilgisayar monitörleri ve laptop ekranlarına göre daha parlak daha gerçekçi ve keskin bir renk sunuyor size normal hayatta gördüğümüz renklere yakın bir renk sunmaya çalışıyor ve buda fazlasıyla güzel bir görüntüyle karşı karşıya kalmanızı sağlıyor ve retina ekran sayesinde 2560 x 1600 çözünürlüğünde görüntü alabiliyorum, bu çözünürlüğü ve parlak görüntüyü Intel Iris Graphics 6100'e borçluyuz.
Mac
Macbook kullanıpta Trackpad'e değinmemek olmaz, fazlasıyla işlevsel bir Trackpad bulunuyor bilgisayarda ve bir çok özelliği mevcut, örneğin; 5 parmağınızı Trackpad'e koyup birbirine yakınlaştırdığınızda Launcpad'in açılması tam tersi harekette kapanması gibi bir çok özelliği mevcut. Ayrıca Trackpad'in tıklama şiddetini ve tıklama sesini bile ayarlayabiliyorsunuz.

Bir diğer göze çarpan özelliği ise iCloud sayesinde iPhone telefonum ile tam uyumlu olarak çalışması. Örneğin; iPhone cihazımda safaride gezinirken eğer istersem Macbook cihazıma geçip kaldığım yerden devam edebiliyorum ayrıca FaceTime görüşmelerimi telefon ile yaptığım normal aramaları bilgisayarım üzerinden rahatlıkla yapabiliyorum ve gelen aramaları bilgisayarım üzerinden cevaplayabiliyorum. iCloud üzerinden erişim verdiğiniz safari, notlar, kişiler, mailler vb bütün herşeye kaldığınız yerden bilgisayar üzerinden devam edebiliyorsunuz, bu işlemler Dock'ta iPhone telefonunuz ile hangi uygulamayla işlem yapıyor iseniz anlık olarak görüntülenmekte.

İşlemci olarak bilgisayarımda 2 çekirdekli i5-5287U işlemci bulunuyor ve 2.7Ghz hızında çalışıyor, 3.1 GHz'e kadar Turbo Boost ile işlemci frekansını yük altında otomatik yükseltiyor.
RAM kısmında ise 8 GB 1866 MHz LPDDR3 değerine tümleşik bellek ile geliyor ve bellek yükseltmesi yapamıyorsunuz eğer yetersiz geleceğini düşünürseniz bir üst modelini almalısınız ama bana göre yeterli.
SSD olarak 128GB M.2 PCIe ile geliyor okuma hızı yaklaşık 1200 MB/s yazma hızı ise yaklaşık 1100 MB/s bu sayede bilgisayarım açma tuşuna bastıktan sonra yaklaşık 10-12 saniyede kullanıma hazır hale geliyor buda gayet güzel bir değer. Macbook modellerinin hemen hemen hepsinde SSD boyut yükseltmesi yapılabiliyor çünkü M2 SSD ve yükseltmeye müsait fakat piyasada satılan Macbook uyumlu SSD'ler bir hayli pahalı buda yükseltme işlemine biraz soğuk bakmamızı sağlıyor.

Olumlu yönleri;
  • İşletim sisteminin donanımla tam uyumlu olması ve stabil çalışma olanağı sunması.
  • Boyutu açısından rahat tanışabilirlik.
  • 10 Saate kadar kullanım sağlayan batarya. (Yeni modeller +10 Saat)
  • 20 Gbps’ye kadar destek sunan 2 adet Thunderbolt 2 bağlantısı.
  • 5 Gbps’ye kadar destek sunan 2 adet USB 3.0 bağlantısı.
  • iPhone ve iPad ile tam uyumlu çalışma handoff sayesinde kaldığın yerden devam edebilmesi.
  • iCloud sayesinde iPhone ve iPad üzerindeki çalışmalara herhangi bir aktarma yapmadan Macbook üzerinden erişebilme.
  • Virüs girme olasılığının son derece düşük olması.
Olumsuz yönleri;
  • Uygulama yetersizliği.(Windows'taki her uygulamanın macOS sürümü bulunmuyor.)
  • Gerekli uygulamaların ücretli olması.(Ofis Programları, PS vb.)
Yazımın sonuna gelmeden önce Macbook bilgisayarı almak isteyenlere birkaç öneride bulunayım. Çizim ve Mühendislik ile uğraşan arkadaşlar bu bilgisayar biraz size göre değil hem uygulamaların ücretli olması hemde çizim programlarının macOS sürümü olmaması yüzünden Macbook tercih etmenizi tavsiye etmiyorum. BootCamp ile Windows işletim sistemide kurabilirsiniz fakat Macbook kullanıpta Windows yüklemek biraz saçma olur, bu yüzden tavsiye etmiyorum onun haricinde günlük işlemleri işlemleri, iş ile ilgili sunumları hızlı ve stabil şekilde yapmak için kesinlikle tercih edilir. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Yeni Başlayanlar için Mac ve macOS

Tarih:
Merhaba arkadaşlar bugünkü yazımda ise vizyonda olan benimde vakit bulup gidebildiğim bir film olan Aquaman filminden bahsedeceğim, mutlaka izlenecekler diye oluşturduğunuz bir liste varsa eklemelisiniz.:)

Filmimiz DC karakteri olan Aquaman'in nasıl doğduğunu anlatıyor daha önce kendisiyle zaten Justice League'de karşılaşmıştık ama bu sefer Arthur'un tek başına neler yaşadığını ve yaptığını nasıl bu şekilde farkındalık kazandığını izliyoruz.
Aquaman
Film hakkında spoiler vermeden konuşmam gerekirse, filmin baş rölünde Jason Momoa (Arthur) oynuyor bununla birlikte ilerleyen sahnelerde yanına Amber Heard (Mera) geliyor. İlerleyen sahnelerde ikilinin yaptıklarını görüyoruz, film bizi tamamen suyun altında kurulmuş bir krallık olan Atlantis şehrine götürüyor. İki dünyanın bir arada yaşamayacağına inanan Atlantis'in kralı olan King Orm (Patrick Wilson) yeryüzü insanlarına kötülük etmeye başlamasıyla film hızlanıyor ve Arthur her iki dünyadaki hayata adapte olabildiği için bu iki dünya üzerindeki düzeni sağlamaya çalışıyor. Film yaklaşık 2 saat bize inanılmaz bir görsel şölen sunuyor özellikle deniz altında yaratılan atmosfer harikaydı filmin en beğendiğim yönü bu oldu diyebilirim ve aksiyon sahneleri ve film müzikleride gerçekten iyiydi.
Aquaman
Filmde en çok beğendiğim sahne ise Arthur'un eski Atlantis kralı olan Atlan'ın kayıp mızrağını almaya gitmesi ve oradan Kraken ile karşılaşmasıydı gerçekten Kraken sahnesi çok iyi olmuş karşılaştığı sahnede Kraken'in tam olarak neye benzediğini göremesekte ilerleyen sahnelerde Arthur, Kraken ile birlikte karşımıza çıkıyor.

Beğenmediğim kısımları ise bazı yerlerde izleyiciyi güldürmeyi hedeflemişler lakin bana sadece komik olmaya çalışıyorlarmış gibi geldi özellikle bar sahnesini izlerken noluyor demiştim.

Geç kalmadan izlemenizi tavsiye ederim filmin  IMDB puanı 7.1 ve bu puanı sonuna kadar hak ediyor benim puanım 9/10 oldu, bir sonraki yazımda görüşmek üzere.:)

İzlediklerim: Aquaman #2

Tarih:
Sihirbaz
Merhaba arkadaşlar, blog yazmanın yanı sıra sıkı bir film takipçisi ve izleyicisiyimdir. Filmleri genellikle Türkçe dublajlı değilde orjinal dile yapılmış Türkçe altyazılı olarak izlemekteyim. Fight Club'ı bilmeyeniniz yoktur zaten diye tahmin ediyorum :). Fight Club filminde Edward Norton adlı oyuncu ilgimi çok çekmişti filmden uzun bir süre sonra tekrar oyuncunun filmlerini araştırmaya başladım ve karşıma Sihirbaz adında 2006 yapımı bir film çıktı.
Sihirbaz
Başröl oyuncusuda Edward Norton olması filmi hemen izlememi sağladı diyebilirim, öncesinde Prestij gibi bir başyapıtta izlemiştim lakin Sihirbaz filmininde ondan aşağı kalır yanı yok gibi görünüyor. Film hakkında kısa bir spoiler vermeden açıklama yapmam gerekirse, film 1900 yılında ve Viyanada geçiyor ve ana karakterimiz Eisenheim çocukluk aşkını arıyor ve bulduğunda artık ikiside büyümüş bir hayat kurmuş halde karşılaşıyorlar ama asıl film bu dakikadan sonra başlıyor, eğer farklı bir sihirbaz filmi izlemek istiyorsanız mutlaka değerlendirip izlenmesi gereken filmlerden birisi film başlarda biraz yavaş ilerliyor ve bir süre sonra artık dur durak gelmemeye başlıyor mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum son sahneleri tamamiyle beyin yakan türden. Her hafta 2-3 adet bu şekilde film önerilerim gelecektir arkadaşlar, takipte kalın.:)

İzlediklerim: Sihirbaz #1

Tarih:
iPhone
Merhaba arkadaşlar, uzun yıllardır iPhone kullanıcısı olarak sizlere telefonunuzun pil ömrü hakkında ve nasıl uzun süre koruyacağınız hakkında bilgiler vereceğim.

Öncelikle piller zaman geçtikte kapasitesi düşen parçalardır bu sebepten her ne kadar özenli kullansakta eninde sonunda kapasiteleri düşecek ve değişim isteyeceklerdir. Benim önerilerim, örneğin; 2 yılda pilimiz ömrünü dolduracak ise bunu +3 yıla çıkarmaktır. Bu sayede hem telefonumuz uzun süre pil sağlığını korumuş ve performansından ödün vermemiş olacak ve uzun süre bizimle beraber kalmaya devam edebilecek. Bildiğiniz üzre Apple iOS 11 ile pil sağlığı uygulamasını beta haliyle getirdi ardından iOS 12 ile bu uygulama beta halinden çıkıp doğru sonuçlar vermeye başladı. Pil sağlığımızı korumak için alabileceğimiz önlemler şu şekilde sıralayabiliriz:

Akım korumalı priz kullanmak;
Her ne kadar kullandığımız iPhone sarj aletimiz bir akım korumasına sahip olsada ilave olarak akım korumları priz kullanmamız bataryamızın sağlığı hakkında olumlu sonuçlar doğuracaktır.

%100 olmadan sarjdan çıkarmamak;
En çok yapılan hatalardan birisidir, pil kendini tamamen doldurmadan şarjdan çekip kullanmak pil için oldukça sakıncalı bir harekettir. Çünkü piller %100 olmadan şarj aleti üzerinden aldıkları akımı kesmezler ve şarj olmaya devam ederler biz %100 olmadan şarjdan çıkararak pil sağlığını önemli ölçüde azaltıyoruz, bunu sık sık yapmamak kaydı ile yapabilirsiniz fakat alışkanlık haline geldiğinde pilinizinde sağlığını götürüyorsunuz demektir.

%20 altına inince şarja takmak;
Basit hatalardan birisidir, genelde piller %20 altına inince daha çok performans göstermeye çalışır telefonunun ani kapanmasını önlemek için haliyle olması gerekenden daha fazla güç sağlayıp kendi ömründen yiyebilir. Bunuda mümkün kalmadıkça yapmayın %20 altına düşmeden şarja takın.

Orjinal şarj aleti ve şarj kablosu;
Orjinal şarj aleti ve şarj kablosu kullanmadığımız taktirde pile olmaması gereken bir akım gideceğinden pilimiz bu akımın fazlasını almıyor fakat sürekli yüksek akım geldiği için buda pilimiz için zararlıdır, MFI lisanslı ürünleri kullanabilirsiniz.

Şarjda iken telefonu kullanmak;
Tam anlamıyla pilin düşmanı olan bir harekettir. Pil sağlığının erkenden düşmesine sebep olan hareketlerden birisidir. Mümkün olduğunda telefonumuz şarj olurken telefonumuz ile oyun vs. oynamayarak pil sağlımızı uzatabiliriz.

Ayda 1 pili kalibre etmek;
Piller kalibre olması gerekirler mümkünse ayda 1 kere tam boşaltıp (kapanana kadar kullanmak) ardından sarja takıp tamamen doldurmalıyız bu sayede pilimiz tamamen boşalıp, dolacağı için pil sağlımız için güzel bir hareket olacaktır.

Bu söylediklerimi yaptığınız taktirde pil sağlığınız olması gerekende olacak ve iPhone' unuzu uzun süreler sıkılmadan keyif alarak kullanabileceksiniz, bir sonraki çözüm yazımızda görüşmek üzere.

iPhone Pil Sağlığı Sorunu ve Çözüm Önerileri

Tarih:
Merhaba Dünya !
Uzun aralardan sonra blog hayatıma dönme kararı aldım. Öncelerinde ilkaygurler.blogspot.com, ilkay.co gibi web sitelerim oldu güncel haberler güncel yayınlar paylaşarak ve kendimi geliştirmeye çalışıyordum. Şimdi mobil alanda ve teknoloji alanlarında bilgilerimi sizlere aktarmaya çalışacağım, kişisel blog tutmanın yanı sıra ağırlıklı konularım cep telefonları olacak, Android ve iOS konularını tartışacağız oluşan sorunların giderilmesi hakkında konuşacağız bunun yanı sıra blogger altyapısı hakkındada çeşitli bilgileri burada sizinle paylaşacağım. Gündemdeki hali hazırdaki konularıda çekiştirebiliriz buda güzel olacaktır eminim. :) Uzun süredir dönme düşüncemin gecikmeside temayı bulamamam veya bulduğum temanın düzenlemesini bitirememdi sonunda uygun bir tema bulup düzenleyip sizlerle beraberim. En kısa sürede çözüm konuları ve hayata dair çeşitli konular ile tekrar beraber olacağız, görüşmek üzere.

Merhaba Dünya !

Tarih: